UYARI: +18
e-mail: support@genocide.co

5 Haz 2016

Almanların yahudi soykırımından en vahşet dolu görüntü.


Nazi Almanya sının Yahudi insanları çırılçıplak soyarak bir tır ın  arkasına tıka basa doldurdukları bu vahşet anı tarihin karanlık sayfalarından bir belge ile gün yüzünde.. küçük bir kızın çığlıkları eşliğinde egzoz gazı ile kıyım yapılıyor.. 

Ama şuna eminim Azrail bile o gün orada değildi :(( Almanyanın her metrekaresinde İlahi kayıt altında olan bu karaler geçmişine dönüp bakmayan ' onlar görmezler ve duymazlar '  Almanlar ın karanlık geçmişlerini unutmaları ve günümüzde sözde Ermeni soykırımı iddalarını meclislerinde oylamaları ve kabul etmeleri tüm dünyada hayret yaratmıştır.

Dünya savaşında Osmanlı nın müttefiki olan Almanya nın sözde ermeni soykırımını tanıması ve varsayılan bu suça ortak olduğunu kabul etmesi bir başka tezat ve gülünç meseledir./ içimdekiler


4 Haz 2016

Ermenilerin Türk soykırımını izleyin.



Yıl 1896 - 1920. Her fırsatta soykırım'a uğradıklarını ifade eden ermenilerin asıl soykırımı kendilerinin yaptığını anlatan muhteşem bir belgesel.
Yahudi Lobisi tarafından ABD ve bazı ülkelerde yayını yasaklanmış olan bu belgeselin Yayınlama Haklarını T.C. Kültür Bakanlığı Satın almış olup yayınlama kararı almıştır.

Fransızların gerçek yüzü.



Sétif ve Guelma katliamı, 8 Mayıs 1945'te Fransızların Setif ve Guelma'da 45 bin Cezayirliyi öldürmesiyle sonuçlanan katliamdır. Cezayirliler, 1945'te meydana gelen ve 1968'e kadar süren toplu saldırıları "soykırım" olarak ifade etmektedirler. Çok sayıda insan işkence ve kötü muameleden geçmiştir.

II. Dünya Savaşı’nın sona ermesi üzerine Cezayir bayrakları ile kutlama yapan tüm Müslüman Cezayirlilerin üzerine, Fransız ordusu ve polisi tarafından makinalı tüfeklerle ateş açılmış ve silahsız 45.000 sivil Cezayirli görüldükleri ve yakalandıkları yerde katledilmiştir. Bağımsızlık vaddi için gösteri yapan halktan binlerce sivil katledilmiştir. Bununla birlikte Fransa, Cezayir'in bağımsızlığını ilan ettiği tarihe kadar sivil Cezayirlileri sistematik bir şekilde katletmiştir. Cezayirlilere göre, Fransa'nın 132 yıl süren işgali sırasında 1 milyondan fazla insan öldürülmüştür.

Cezayir devlet başkanı Abdülaziz Buteflika ise Fransa'nın Cezayir'de sadece insanlara karşı değil, insanların kimlikleri ve kültürlerine karşı da bir soykırım uyguladığını iddia etmiştir.

Cezayirli üst düzey bir idareci olan ve Mayıs 1945 Vakfı'nın Başkanı Muhammed El Korso, "Fransızlar ve uluslararası kamuoyu bilmelidir ki Fransa Mayıs 1945'de gerçek bir soykırım işlemiştir" demiştir. Yine Cezayir devlet başkanı Abdülaziz Bouteflika da "Cezayir, sömürgecilik ve bağımsızlık savaşı dönemlerinde işlenen tüm bu suçların Fransa tarafından kabul edilmesini beklemeyi hiçbir zaman bırakmamıştır." demiştir.

Fransa'nın inkâr politikalarına rağmen Cezayir, Fransa'nın Cezayir Soykırımı'nı tanımasını istemiştir.

Bosna Soykırımı, 1992 - 1995


Bosna Soykırımı, 1992 - 1995 yılları arasında Bosna Savaşı sırasında özellikle Sırplar tarafından Boşnaklara karşı Bosna-Hersek Cumhuriyeti (bugünkü Bosna ve Hersek) topraklarında yapılmış bir soykırımdır. Terim, hukuksal bir kavram olarak daha çok Srebrenitsa ve Jepa katliamları için kullanılmaktadır. Srebrenitsa Katliamında öldürülenlenlerin kesin sayısı bilinmemekle birlikte BM'nin Eski Yugoslavya Savaş Suçları Mahkemesi savcısı, 7.000 ila 8.000 kişinin öldürüldüğünü belirtmiştir. Bosna Sırplarının hükümetinin hazırladığı bir raporda ölü sayısı 7.779, Boşnak hükümetinin raporunda ise 8.374'den fazla olarak gösterilmektedir. 

Şimdiye kadar Srebrenitsa etrafında 42 toplu mezar bulunmuş ve uzmanlara göre 22 bölgede daha toplu mezar olduğunu tahmin edilmektedir. Şimdiye kadar 2.070 kurbanın kesin kimlik tespiti yapılırken 7.000'den fazla ceset torbasında ise parçalanmış ceset parçaları kesin kimlik tespiti için bekletilmektedir. Cesetler toplu mezarlara atılırken parçalandığı için kimlik tespiti güçlükle yürütülmektedir. Ayrıca Sırplar katliamı gizlemek için bâzı cesetleri ilk gömüldükleri toplu mezarlardan çıkarıp başka yerlere tekrar gömdüklerinden katliamla ilgili deliller bozulmuş ya da yok olmuştur.

Rusların Holodomoru. "açlıkla öldürmek"


Holodomor, Ukraynaca "açlıkla öldürmek" anlamına gelir.

1932–1933 arasında, o dönem Sovyetler Birliği'nde, şimdiki Ukrayna ve Rusya'nın Kuban bölgesinde suni olarak yaratılan kıtlık sebebiyle 5-10 milyon insanın yok olduğu olaylara verilen addır.

Sovyet arşivlerinin açılmaması yüzünden, ölü sayısını kesin olarak belirleyebilecek araştırmalar günümüze kadar hâlâ yapılamamış olmasına rağmen, Ukrayna nüfusunun dörtte birinin o dönemde hayatını kaybettiği düşünülmektedir.

Holodomor'un sebeplerinden en önemlisi, Sovyet döneminin uygulamaya çalıştığı ekonomik ve sosyal politikalardır. Özellikte kooperatif tarım uygulamalarını kabul etmeyen Ukrayna köylüsü zorlamalar karşısında tarım üretiminden vazgeçerek, üretimi durdurmuştur. Durumun gidişatını önceden kestirebilecek olan dönemin yöneticileri, "anti-kolhoz" hareketin yayılmasını önlemek amacıyla, sorunu hafifletecek önlemler almaktan kaçınmış ve bir nevi bölgede diğer direnişçi köylülerce ibret alınabilecek bir olay çıkarmak istemiştir. Açlığın en tepeye ulaştığı dönemde dahi, Sovyet yönetimi, 1932'de 1,7 milyon ton, 1933'te 1,84 milyon ton tahıl ihraç etmiştir. Bölgede artan açlıktan kaçmak isteyenlerin başka bölgelere gitmesine engel olunarak, katliama seyirci kalınmıştır. O dönemde kıtlık haberleri mümkün olduğunca sansürlenerek dünyanın dikkatinden saklanmıştır.

3 Haz 2016

İtalyan faşist diktatör Mussolini vahşeti



İtalyan faşist diktatör. 1922'den 1943 yılına kadar İtalya'da iktidar olmuştur. Gerçek adı Benito Amilcare Andrea Mussolini'dir. II. Dünya Savaşı sırasında İtalya'nın başbakanı olan Mussolini, Adolf Hitler ile birlikte faşizmin en önemli uygulayıcılarından biri olarak görülmektedir. Mussolini 20. yüzyılın ilk yarısını kana bulamış, insanlık tarihinin en acımasız katliamlarını kitle imha silahlarıyla gerçekleştirmiştir. Siyasete atıldığı ilk yıllarda sosyalizmi benimsemesine rağmen daha sonra faşist olan Mussolini, Etiyopya ve Yugoslavya'da 300.000 in üzerinde insanı katletmiştir.


Adolf Hitler yahudiler akıl almaz katliamlar..



Holokost (Yunanca: ὁλόκαυστος holókaustos: hólos, "bütün" ve kaustós, "yanmış"), Nazi Soykırımı, Yahudi Soykırımı ya da Ha-Shoa (İbranice: השואה "felaket"); Adolf Hitler liderliğindeki Nazi Partisi'nin yönettiği Nazi Almanyası döneminde, işgal edilen sınırlar içerisindeki yaklaşık altı milyon Yahudinin (kaynaklara göre bu ölü sayısı değişir) sistemli bir şekilde öldürüldükleri soykırım.

Bazı akademisyenler, Romanların toplu katliamının ve özürlü insanların öldürülmelerinin de bu tanıma katılmaları gerektiğini savunur ve bazı bilim insanları da Holokost tanımının, Naziler tarafından öldürülen Sovyet tutsaklar, Polonyalılar ve eşcinselleri de içermesi gerektiğini savunmuştur. Sovyetler Birliği’nin yıkılması ardından ortaya çıkan rakamlarla birlikte, yakın dönemdeki tahminler, 10-11 milyon civarında insanın Nazi rejimi tarafından öldürüldüğünü göstermektedir.

Holokost öncesinde sayıları dokuz milyonu bulunan Avrupalı Yahudilerin aşağı yukarı üçte ikisi öldürüldü. Bir milyon üzerinde Yahudi çocuk, aşağı yukarı iki milyon Yahudi kadın ve üç milyon Yahudi erkek Holokost ta öldürüldü. Almanya ve Almanların işgal ettiği sınırlar içerisindeki 40.000 üzerindeki bir tesis ağı, Yahudi ve diğer kurbanları; toplamak, hapsetmek ve öldürmek için kullanıldı.

Holokost'a giden süreçte şiddet ve soykırım aşama aşama gerçekleşti. Yahudilerin sivil haklarını elinden alan, en meşhuru 1935 yılındaki Nürnberg Yasaları olan, birçok yasa, Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı patlak vermeden yürürlüğe girdi. Toplama kampları, mahkûmların, ya bitkinlikten ya da hastalıktan ölene kadar köle gibi çalıştırılmaları için kurulmuştu. Almanya’nın her işgal ettiği yerde paramiliter grup Einsatzgruppen, Yahudileri ve politik muhalifleri, toplu infazlarla öldürdü.

İşgalciler, Yahudileri ve Romanları gettolara hapsedip, nakliye trenleriyle ölüm kamplarına gönderilmeden önce bir arada tuttular. Yolculuk boyunca ölmeyenler ya ölene dek çalıştırıldı, ya tıbbi deneyler için kullanıldı, ya da sistematik bir şekilde gaz odalarında öldürüldü. Almanya bürokrasinin her kolu, soykırımın lojistiğine yardım etti ve Üçüncü Reich’ı, Holokost akademisyenlerinin belirttiği gibi bir Soykırım Devleti’ne dönüştürdü.